Hep aynı insanlar siyaset yapıyor veya siyasette değişim yaşanmıyordan yakınmayacağım
(gerçi 2009 Mart'ında Yerel Seçimler geliyor, umudum değişimin dürüstlükten ve verimlilikten yana olması) ama tepkisizliğin sonuçları sadece siyasette de görülmüyor; herhangi bir anlık, 2 saatlik, günlük ya da her hangi bir zaman kesitinde olsun birarada olduğumuz zaman tepkilerimiz ya şiddete dönüşüyor ya da sönük kalıyor. Siyasette veya herhangi bir sonucu elde etmeye yönelik topluluk içinde insanın elinde güç, (iyi) niyet, ciddi tepki biraraya gelip insanı katılıma zorlayabilir. Bu üçlüyü yaratmak içinse altyapı lazım, elimizden en iyi gelebilecek olan da bu aşama da o altyapıyı sağlamak.
Yazıyı yazmama sebep olansa If İstanbul Film Festivali'nde seyrettiğim İsveç filmi İstemsiz-Involuntary'de (aslında Gönülsüz diye çevirmek aslına daha uygun olurdu) gördüğüm bir eğitim sahnesiydi. Sahnenin konusu şöyle; öğretmen sınıftan seçtiği (bana kalırsa biraz da çekingen) bir öğrencisini dışarıda çıkartıp bekletilir. O dışarda beklerken içeride öğretmen sınıftaki öğrencilerle anlaşır, anlaşmaya göre dışardaki öğrenci içeriye girdiğinde tahtadaki şekillere ilişkin vereceği yanıtların hep tersi söylenecektir. Mesela bir uzun çubuk çizilmiş bir de kısa, öğretmen hangisi uzun diye sorduğunda öğrenci uzunu işaret ederken sınıf kısanın uzun olduğunu iddia edecektir. Filmde öğrenci, dördüncü denemede önce doğru olanı işaret etse de, hemen kısa süre sonra yanlış olanı sınıftaki gürültücü kalabalığın uğultusu baskısında, yanlışı işaret eden parmaklar arasında yanlışın doğru olduğunu kabul eder.
Sonuçta hem İsveç eğitiminin bireyin özgürlüğünü kazandırmaya dönük olduğunu görüp bir daha hayıflandım ama toplumsal itirazın güdük kalışının sebebini bir kez daha anladım. İtiraz etmek içimize sinmemiş, kuşku duymak kuruntuyla özdeş hatta kuşku duyanlar gözden düşmeye mahkum, neyse sonuçta bu mesele de geldi çattı şu meşhur "her şeyin başı eğitim" lafına ama ben okul eğitimi dışında da pek çok şey yapılabileceğine inanıyorum, onu da gelecek yazılarıma saklayayım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder